Bu günlerde iş dünyasında  “bir inovasyon rüzgarı” esiyor. Tüm dünya ülkelerinin önemli bir iş gündemi  haline dönüşen bu yeni terim,ülkeden-ülkeye ve firmadan- firmaya dolaşarak işadamları için bir heyecan kaynağı olmaya başladı.

        Peki nedir inovasyon ?...

        Firmaların üretim ve satış organizasyonlarındaki yenilenme, yaratıcılık ve yeniden doğma olarak da adlandırılan inovasyon, ticari bir icat olarak da değerlendirilmektedir.Değişen şartlara bir uyum sağlama yeteneği olarak da yorumlanan bu yeni terimin, fırın ve pastanelerinde içinde bulunduğu  KOBİ tanımına uygun işletmeler için “önemli bir çıkış yolu” olduğu düşünülmektedir.

         Bu yeni terimi en iyi anlatan söz ise Charles Darwin’e ait…Darwin:”Ayakta kalanlar;ne en güçlüler,ne de en akılılardır.Sadece değişen şartlara en hızlı şekilde ayak uyduranlar,ayakta kalmayı becerebilenlerdir” derken inovasyonu anlatmıştır.        

                                              YA YENİLEN,YA ÖL..!

           İnovasyon terimini kullanmaya ve şirketlerine uydurmaya çalışan birçok sanayici ve işadamı tanıyorum. Henüz ülkemizde 5 yıldan beri tanınmasına rağmen, bu terim çerçevesinde kuruluşuna yön vermeye çalışan bir arkadaşımla birlikte  İstanbul ‘da yapılan 1. İnovasyon Konferansına katılmıştık. Türk İhracatçılar Meclisi, Turkishtime ve Fed Training tarafından ortaklaşa düzenlenen bu konferanstan oldukça önemli mesajlarla dönmüştük.

            Bu konferanstan aldığım mesajlardan en önemlisi, cesur bir girişimciliği çağrıştırıyor:

            “Ye yenilen,ya öl…!

             Yani artık firmaların kendilerini yenilemesi gerektiği ve kendisini yenilemeyen firmaların zor şartlar karşısında ölüme mahkum olduğunu anlatan “bu inovasyon mesajı” ülkemizdeki ve kentimizdeki bir çok firma için önemli bir hedefi de işaret ediyor.

              “Ya yenilen,ya öl..!”

              İnovasyonun günümüzün sert rekabet ortamında “ayakta kalmak için” en önemli rol olduğunu anlatan İnovasyon Konferansı konuşmacılarından Business Düşünürü Tom Peters firmaların risk almaktan korkmamalarını söyledi. Ünlü düşünür Tom Peters inovasyonu anlattığı konuşmasında IBM’in 25 yıl önce rekabet edemediği için iş yerlerini kapatmaya başladığını, ancak inovasyonla yeniden 60 milyar dolarlık güce ulaştığını belirtti.

              İnovasyonun bu genel tanım ve kurallarını tanıdıktan sonra bu önemli kavramın unlu mamul ve fırıncılık sektörüne olan etkilerini dile getirmek istiyorum.

              Yıllardır bakkallara bağımlı bir satış stratejisi izleyen ve kendi ürettiği ekmeği kendi satamayan fırıncılar için inovasyon oldukça önem  taşımaktadır. Çünkü yaratacağı para kazandıran bir yenilik ile,unlu mamul üreticileri kendi satışlarını artırarak,bakkallara ekmek sevkini azaltabilir.

                Bunun için ekmeğin satış şartlarının tüketiciye uygun hale getirilmesi, satış vitrinleri ile sunum ekipmanlarında “göze hoş gelen”bir hale dönüştürülmesi ve temizlik-estetik-düzenin sağlanması gerekmektedir.

                 İşte fırıncı için geçerli inovasyon budur.Fırınında bu yaratıcı yenilikleri sağlayan fırıncı esnafı,kısa sürede 3 bin-4 bin adetlik tezgah satışlarını  yakalayarak,amacına ulaşabilir.

                 Bu arada çıkan ekmeğin kalitesini artırmak, ekmek çeşitlerini çoğaltmak  ve de ekmek üretim şartlarını gösteren canlı fırın mutfağı görüntülerini büyük ekranlı bir  TV’de yayınlamak da satışı artıran diğer yaratıcı yenilikler olarak gösterilebilir.

                  Kısacası fırın ve pastane gibi unlu mamul üreticileri de yaratıcı ve para kazandıran bu yenilikle işyerlerinde yeni bir düzen kurabilir.

                  Haydi hayırlı işler…!